Mersin Escort Bayan - kaliteli hizmet

Mersinin onaylanmış escort bayanları bizim sitede

Etiket
Blog Yazıları
Arkadaşlar
Kategoriler

Doğum sonrası depresyon nedir?

Doğum sonrası depresyon nedir?
doğum, hanım
göre
en mühim
şişli Escort mersin yaşam olaylarından biridir . Doğurma
sonrası dönem aileye taze
bir üyenin katılması ile taze
bir düzenin kurulduğu bir dönemdir. Kadınlar doğurma
sonrası ilk yıl içinde, psikiyatrik hastalıklar (anksiyete bozuklukları, obsesisf kompulsif bozukluk, depresyon ve nadiren psikoz) açısından anlamlı risk altındadır. Ancak, depresyon bu hastalıklar açısından en baskın olduğundan doğurma
sonrası psikiyatrik hastalık dendiğinde ilk akla gelecek
doğurma
sonrası depresyondur. Amerikan Hastanesi Psikiyatri Bölümü’nden Dr. Gülçin Arı Sarılgan doğurma
sonrası depresyonu (postpartum depresyon, Ppd) anlatıyor.lohusalık Hüznü ile doğurma
depresyonu karıştırılmamalı
doğum sonrası depresyonun bulgularını, doğurma
sonrasındaki ilk günlerde sıklıkla görülen “postpartum Blues ya da Lohusalık Hüznü” nden ayırt edilmesi güç olabilir. postpartum Blues, taze
doğurma
yapmış annelerin %50-70‘nde görülen iyi
sınırda olan bir üzüntü yahut
endişe hali, basitçe
ve yoğun
ağlama, en yakınlarına sıkıca bağımlılık tablosu
şeklinde araya
çıkar. Bu hal
normalde
en aşırı
on gün sürer
ve belirtiler kendiliğinden yakınların sosyal desteği ve ilgisiyle kaybolur. Lohusalık Hüznü’ne sebepleri; kadında doğumla yanında
ani gelişen hormonal değişiklikler, doğurma
süreciyle ve bebekle interesan
endişeler ve annelik rolünün kadına getirdiği sorumlulukların farkındalığı sayılabilir. Yine de
nadir gibi
on doğurma
gören
kadından birinde hala
şiddetli bir depresyon tablosu gelişebilir. doğum sonrası depresyon normalde
şimdiye kadar
geç 2.-8.haftalar arası başlar ve en hayli
1 yıl dek
sürer
. Sağaltma
görmeyen kadınlarda 3 ay ile 1 yıl arasına
kendiliğinden düzelebilir. annenin bebeğine karşısında
ilgisizliği yoksa
hostil duyguları
ön plandadır. Anne bebeğine zarar vermeye kalkışabilir. Rahatsızlığın en üzücü tarafı bu rahatsızlıkta hastaların %4’ünde rastlanabilen bebeğini öldürme (enfantisid yoksa
filisid) davranışıdır. Bu sebeple hastalık kişinin çevresince önemsenmeli ve dikkatli olunmalıdır. Ağır depresif belirtiler yanında intihar düşünceleri ya da girişimleri görülebilir. mutlaka tarama yapılmalıdoğum sonrasında araya
çıkan ağır bir depresyon, bayanın
ileriki yaşamını da etkileyecek Bipolar Bozukluk-manik Depresif Hastalığın ilk atağı da olabilir. Bu sebepile
Ppd geçiren kadınlar psikiyatri uzmanı tarafından uzun süreli gibi
izlenmelidir
. Bir takım
risk etmenlerini taşıyan kadınlarda doğurma
sonrası depresyonun fazla
yoğun
görüldüğü bilinmektedir. Bu risk etmenleri bayanın
ya da eşinin işsizliği, sosyal desteğin yetersiz olması evlenme
sorunları, beklenmedik yaşamsal olaylar (ölüm,ayrılık gibi), planmamış gebelikler, multiparite, şimdiye kadar
önceki gebeliklerde depresyon geçirilmesi, uca
riskli gebelik yaşamış olması, kayıpla sonlanan gebelik ve doğurma
deneyimleri, çabuk
anne-bebek ayrılığı ve bebeğin koruma
ile interesan
duyulan kaygılardır. bir ya da fazla
aşırı
risk etkeni taşıyan hanımların
doğurma
sonrası depresyon nedeniyle
taranması
önerilmektedir.biyolojik etkenler de varbiyolojik faktörler, gerek genetik gerekse hormonal yeni doğurma
yapmış olan hanımın
anksiyete eşiğinin düşmesine, gündelik
stres yaratan durumlarla hatta
zor baş etmesine sebep olmaktadır.genetik etkenlerin üstünde durulmasının sebebi postpartum depresyon gelişen bayanların
birinci kalite
akrabalarında mizaç bozukluğu oranının iyi
popülasyona nazaran
henüz
uca
olması
dır. Hormonal sebepler incelendiğinde, bir takım
veriler östrojen hormonunun rolü olduğunu düşündürse de kurulan
araştırmalar şunu
desteklememiştir. Gebelik baştan başa
hündür
olan östrojen düzeylerinin doğumla hep beraber
ani düşmesinin postpartum depresyon ile interesan
olmadığı görülmüştür. Kortizol düzeyinin etkisini değerlendiren araştırmalarda da anlamlı bir sonuç çıkmamıştır. Bir takım
araştırmacılar, doğurma
sonrası geçici tiroid disfonksiyonunu Ppd ile ilişkilendirmişlerdir. Depresif mizacın tiroid bozukluğu ile interesan
olabileceği düşünülmektedir.anne sütüne dikkat!doğum sonrası depresyonu ele alındığında anne sütü ile beslemenin olumlu ve olumsuz etkileri olabilmektedir. anne sütü verici
kadınlar, kendilerine ayıracak zamanlarının fazla
az oluşu, emzirme yüzünden
uykusuz kalmaları,
ilaç kullanmaları gerektiğinde bebeğe zararı olacğ
endişesi duymaları aynı
nedenlerle kolaylıkla negatif duygu durumuna girebilirler. Bunların
yanında anne sütünün hızla kesilmesinin bir takım
hormonal değişiklikler
yoluyla depresif belirtileri yine de
da kötüleştirdiği düşünülmektedir.doğum sonrası depresyonu dikkate alındoğum sonrası depresyon devamlı
görülmesine karşın fazlası
kez tanı konulamamaktadır. Bu durumun başlıca nedenleri kadının negatif duyguları yüzünden
özünü
tenha
hissetmesi ya da
utanması
, rutin kontrol nedeniyle
çağrıldığı doğurma
sonrası 6. haftaya dek
doktorla mülakat
olanağı bulamamış ya da hangi bölüme başvuracağını bilememiş olması, yeni doğan bebeğin verdiği heyecanla yakınmalarını dile getirememesi olabilir. üstelik
çevrenin ilgisinin şimdiye kadar
hayli
taze
doğan bebek üstünde
oluşu sebesibiyle Ppd atlanabilir.nasıl sağaltma
ediliyor?
ülkemizde Ppd ile interesan
kurulan
çalışmalar olabildiğince
yetersizdir. Hayli
merkezli ve kocaman
sayıda gebenin doğurma
sonrası takibi ile yapılacak çalışmalar ile Türk toplumuna özgü risk faktörleri hala
net saptanabilir. Hijenik
çalışanları, anne ve bebek göre
ağırbaşlı
tehdit oluşturan bu hastalığa yuz yuze
yine de
duyarlı bulunmalı
ve muvafık
müdahale zamanında yapılmalıdır. Ppd’nun eger
hafif ya da
ara
şiddette ise annenin emzirmeyi bırakması önerilir ve antidepresan tedavi
başlanır. Hasta yakın takibe alınır ve zaten
hastanın eşiyle de müzakere
yapılarak durumu ılgili
malumat
verilir. Destekleyici terapi uygulanır. Tablonun şiddetli olduğu bir takım
durumlarda psikiyatrik hospitalizasyon düşünülebilir. Depresyon fazla
şiddetli ise elektroşok tedavisi düşünülebilir. Eger
Ppd erken dönemde ve yeterince sağaltma
edilmezse, yıllarca sürebilen tedavisi zor bir nur
dönüşebilir
. Dr. Gülçin Arı SarılganAyrıntı ->

Canan Karatay'dan hamilelikte yasaklı yiyecekler

Canan Karatay'dan hamilelikte yasaklı yiyecekler
prof. Canan Karatay'ın son kitabı Anne Adayları ve Hamileler nedeniyle
Karatay Diyeti'nde bebek escort mersin bekleyen anne adayları ve baba adayları nedeniyle
mühim
gidalanma
tüyoları paylaşıyor . Sadece
anne adaylarının kesin
mesafeli
durması gerekli
yiyecekler, kitapta ilgi
çeken konular aralarında
bulunuyor. Ishte
Canan Karatay'a nazaran
anne adaylarının mutfağından kesinlikle
mesafeli
tutması uygun
yiyecekler.. bu yiyecekleri mutfağınızdan uzaklaştırın! çeki
sağlamak
istiyorsak, obezite, diyabet ya da kalp ve damar hastasıysak, tansiyon problemimiz varsa, felç geçirmişsek, polikistik over sendromumuz varsa, kronik artrit ya da
kanser hastasıysak ya da ailemizin genlerinde bu hastalıklardan olursa
ve korunmak istiyorsak, sağlam
bir gebelik sürmek
ve sağlam
bir bebek dünyaya getirmek istiyorsak, gebelikte tansiyon/şeker problemi tadını çıkarmak
istemiyorsak mutfağımıza, dolabımıza ve ağzımıza girmemesi gerekli
yiyecek ve içeceklerin bazıları şunlar: Her çeşitli
ekmek; beyazı, kepeklisi, çavdarlısısimit, kuru ve sene
pastalarher çeşitli
tostambalajında 'diyet' yazan yoksa
yazmayan grisini, galeta ve her cins bisküvipirinç pilavıpataes, mısırmakarna, börek, poğaça, açma vb.şeker, çikolata ve her tarz
tatlışekerli ve şekersiz reçeller, şuruplar, pekmezler vb.bütün suni tatlandırıcılarambalajında 'diyet' yazan her
yiyecek ve içeceklerhazır (fabrikasyon) yahut
yeni
sıkılmış yeni
sıkılmış mahsul
suyubütün gazlı içecekler, enerji içecekleriher çeşitli
kızartmabütün kolay
çorbalarsucuk, salam, sosis olarak
işlem görmüş et ürünleriişlenmiş, tütsülenmiş balık ve tütsülenmiş etlersüt tozu, krema olarak
ürünlermayonez, ketçap ve her çeşitli
kolay
soslarmarketlerde satılan kapalı çiftlik tavukları (serbest dolaşan, köy tavukları yenebilir)karpuz ve kavun benzer
natürel
da olsa çok
miktarda şeker içeren, glisemik indeksi uca
meyvelerden mesafeli
durulmalı hamilelikte bunlara ilgi
edin!
Prof. Dr. Canan Karatay'a göre; anne baba adayları, hamileler, lohusalar ve emziren anneler yukarıda sıralanan yiyecekleri hayatlarından çıkardıkları zaman, sağlam
bir gebelik geçirecekler, ötede
çeki
almayacaklar, sağlam
bir bebek dünyaya getirebilecekler ve bebeklerini sağlam
bir fotoğrafda
emzirebilecekler. Benzer
anda
bebekleri sağlam
gelişebilecek. Hamileler açısından olmazsa imkansız
temel yemlenme
öğeleri dengeli, doğal, etkili ve elverişli
gibi
tüketilmeli. doğrusu
fabrikasyon şartda
endüstriyel gibi
işlenmiş tüm
gıdalar doğallıklarını kaybettiklerinden dolayı, içlerindeki temel yağlar, mineraller ve vitaminler de azalıyor üstelik
yok oluyor. Prof. Canan Karatay'a göre; anne baba adayları, hamileler ve emziren annelerin perhiz
menülerinde işlenmiş, pakete yoksa
kutulara girmiş fabrikasyon yiyecekler ve içecekler yer almamalı, ölçüsü 'sıfır' olmalı. Mutfaklarında, mutak dolaplarında, iş yönünde
çekmecelerinde, arabalarında yahut
çantalarında da olmamalı. Pazara, bakkala ya da markete gidildiğinde alışveriş torbalarına, sepetlerne girmemeli. Anne baba adaylarının, hamilelerin, lohusaların ve emziren annelerin bilhassa
natürel
antioksidan, vitamin ve mineralleri tüketmeleri gerekiyor. Bu hem kendilerinin hem de bebeklerinin sağlığı nedeniyle
bu son sınıf
önemli. Etiket: prof. dr. canan karatay, anne adayları ve hamileler nedeniyle
karatay diyeti, diyet, beslenme, hamile, hamilelikte beslenme, hamilelikte yasaklı yiyecekler ilgili Haberler Mehmet öz'den hamilelere kitap! Vejetaryen hamileler nedeniyle
gidalanma
önerileri çalışan hamileler göre
sağlam
gidalanma
önerileri Kolay
dinlenme
göre
hamilelere önerilerAyrıntı ->

Kanser ilacı tüp bebek nedeniyle umut mu?

Kanser ilacı tüp bebek nedeniyle umut mu?
meme kanseri tedavisinde kullanılan ilaçların, özelikle yumurtalık rezervi azalmış hastaların tüp bebek tedavisinde başarı şansını artırdığına özen
çeken Bahçeci Umut Tüp Bebek Esas
Hanım
Hastalıkları ve Doğurma
Uzmanı doç. Dr. Ulun Uluğ, Meme kanseri tedavisinde amaç yükselen östrojen hormonu değerinin düşürülmesidir. ,
bu hormon kanseri tetikler. östrojen hormonu üretimi frenlendiğinde beyinde yumurtlama hormonu harekete geçer, bu da gebe kalma şansını artırır’’ diyor . Kanser tedavisinde kullanılan ilaçların ile tüp bebek sağaltma
başarısının artması arasındaki bağlantıyı Dr. Uluğ şöyle anlatıyor: "meme kanseri, halk aralarında
kadınlık hormonu gibi
bilinen östrojen hormonuna hassastır. ,
östrojen hormonu meme kanserinin gelişimini tetikleyebilir . bu amaçla meme kanseri tedavisinde vücuttaki östrojen hormonu azaltılmaya çalışılır. kadınlarda östrojen, erkeklik hormonu androjenlerden üretilir. Son 15 yılda popüler olan östrojen hormonun androjenlerden üremesini engelleyen ilaçlar meme kanseri tedavisinde de başarıyla uygulanıyor . östrojen hormonunun bir öteki
etkisi, kadında seviyesi yükseldikçe yumurtalıkların gelişmesini engellemesidir. özge
bir deyişle östrojen hormonunun üretilmesini azaltacak olursak beyinde yumurtaları uyarmak nedeniyle
hatta
aşırı
faktör salgılanır.
tüp bebek tedavisine başvuran hastaların yüzde 30’unda yumurtalık rezervi azalmış olduğu dikkate alındığında bu sağaltma
umut vericidir. tedavi masraflarını düşürüyor, hamilelik şansını artırıyormeme kanserinde kullanılan ilaçlar tüp bebek tedavisinde masrafları düşürürken başarıyı artırır. Meme kanseri menopoz çağındaki kadınlarda hatta
yaygın görülür. Bu tip ilaçlar menopoz çağındaki kadınlarda kullanıldığında yeniden yumurtladıkları gözlemlendi. Buradan yola çıkarak bilhassa
1990’lı yılların sonunda Kanada’da tüp bebek tedavisi nedeniyle
meme kanseri tedavisinde kullanılan ilaçlar uygulandı ve başarılı sonuçlar alındı. Son yıllarda ihtiyaç
sağaltma
maliyetlerini düşürmek ihtiyac
yumurtalık rezervi azalmış hastalarda başarı şansını artırmak amacıyla tüp bebek tedavilerinde biz de bu ilaçları kullanıyoruz. ilk çocuk doğurma yaşının artığı dönemde yaşadığımız göre
bilhassa
ileri sene
ve yumurtalık rezervi azalmış bayanların
tüp bebek tedavisine başvurma oranları arttı.
bu grup hastalarda alternatif sağaltma
gibi
bu yol izlenebilir. bir haftadan hatta
küçük
uygulandığı nedeniyle
hastalarda herhangi bir yan etki yahut
kanser geliştirme tesiri
olmaz.
Hem de
henüz
evvel
geçirilmiş kanser hikayesi olan, örneğin, rahim yahut
meme kanseri geçirmiş hastalarda tüp bebek tedavisi uygulanmak istendiğinde, vücutta östrojen hormonunun yükselmemesi göre
bu ilaç asanlikla
kullanılır ve hastalarda kanser tekrarlama riski ortadan kalkar."Ayrıntı ->